Röportaj: Motorcunun Haccı “Fatih Tonbil”

Fatih Tonbil’ motosiklet sevenler onu CBF 150’si ile yaptığı Türkiye turu ile tanıdı bizde MotoTürkiye.net’in ilk röportajını kendisi ile yaptık…

 

Moto Türkiye- Öncelikle Merhaba.. Nasılsınız?

Fatih Tonbil-  Teşekkür ederim. İyi demek adetten ama 78 gün yollarda olup ta gelip metropol de tıkılan bir adam nasıl olursa o kadar iyiyim işte (gülüyor).

 

MT- Bu sözlerden doğa hayranı olduğunuzu çıkardık..

FT- Evet. Sanırım bundan önceki hayat diye bir kavram varsa ben onda büyük ihtimal, ya bir Kızılderili ya da Afrika yerlisiydim kanımca.Doğada olmak bana ayrı bir huzur ayrı bir ruh hali katıyor.

 

MT- Yani buradan anladığımız üzere Motorcunun Haccı projeniz bu hayranlıktan doğdu. Doğru mudur?

FT- Bir bakıma öyle ama asıl olan ben kendi ülkemi gezip görmeden başka coğrafyalara açılmama taraftarıydım hep. Ve bu yolculuk neticesinde de ne kadar iyi bir karar aldığımı görmüş oldum. Benim güzel yollarla,asfaltla,iki ayaklı canlılarla pek işim olmuyor yolculuklarımda.

11139528_611096379027926_1747022295_n

MT- Peki Fatih Bey ne işle meşgulsünüz 78 gün çok uzun bir zaman kendinize bu kadar zamanı nasıl yarata bildiniz?

FT- Herkesin aklındakinin aksine zengin,hali vakti yerinde,kafasına buyruk bir adam değilim.14 sene aralıksız çalışma hayatımın ardından bu yolculuğa çıktım. Motosiklet sektöründe SSH danışmanıyım.
Benim yolculuğa çıkış kararım; rutin,idiot ve robot gibi adını verdiğim yaşantımdan sonra ortaya çıktı. Kendime ”işim var,kız arkadaşım var,motosikletim var,idare edecek kadar param var ben mutluyum o zaman” yalanını söylemekten vazgeçmeyle başladı her şey…
İstifa mı verdim ve yollara düştüm (gülüyor).

 

MT- Yolculuklar masraflı olmuyor mu nasıl altından kalıyorsunuz bu durumun? Ülkenin şartları malumunuz…
FT- Açıkçası benim öyle düşünülen kadar bir masrafım olmadı.Benimkisi bir motosiklet yolculuğunun yanında aynı zamanda bir surviovırdı aslında, uyku tulumu ve çadırla konakladım,konserve,nutella,karper ile beslendim.Balık tuttum akşam yemeğinde bazende haklarını helal ederler umarım mısır,karpuz benzeri yiyecekler aşırdım tarlalardan.Tabi aşırmak işin argosu biz buna göz hakkı diyelim (gülüyor). 78 gün 11680 km 50 küsür şehir süren yolculuğumda benzin,kötü alışkanlıklarım vs dahil toplamda 5240 TL harcadım (tabi buna yolda değiştirmek zorunda kaldığım kask 200 TL ve denize düşürdüğümden dolayı yeni aldığım cep telide dahil 110 tl).

Saçımızın uzayacağını bile bile berbere gidip ölü yatırımlar yapan insanlarız.İnsanın kendine 3-5 senede bir 5000 -10000 TL ayırması bence normal.Sonuçta baktığımızda herkes fakir,yolculuk yapacak parası yok,ayın sonunu zar zor getiriyor ama bir bakın insanlara ellerinde 1500-2000 TL lik akıllı telefonlar,ayaklarında 200-300TL lik tek tip cadde papuçları…

MT- En çok hangi şehirlerden bölgelerden etkilendiniz?

FT- Benim yaptığım gibi her kahverengi tabeladan saparsanız bütün şehirlerde etkilenecek mutlaka bir şeyler bulursunuz.Ama yolculuğumda ki en özel yerler derseniz ilk beşe:Mardin,Datça,Köprülü Kanyon,Artvin Macahel ve Sinop Hamsilos derim.

 

MT-Tek başınıza dağda bayırda konakladığınız zaman her hangi bir tehlike ile karşılaşmadınız mı? Korktuğunuz anlar oldu mu?

FT-Konakladığım çoğu yerin yakın civarında insan yoktu ki tehlike olsun.Doğada ona uyum sağladığınız sürece asla size zarar vermez.,ateşimi yangına karşı önlemimi alıp devamlı faal halde bıraktım,yiyeceklerimin artıklarını gömdüm ona rağmen tilkiler çakallar domuzlar hep çadırın etrafında gezdi ama benim onlara zarar vermeyeceğimi biliyorlardı.Sadece bir kere Kaçkar zirvede zor durumda kaldım ve korkudan aklım çıktı onda da çözümü çabuk buldum.Yarım söndürdüğüm izmaritlerle idare etttim.Daha açıklayıcı olursak sigaram bitmişti

11139910_611096322361265_1735021060_n

MT- Arjantinli Gustavo Cieslar’ı tanıyor musunuz?

FT-  Arjantinli bir tek tanıdığım Gustavo var o da Trabzonspor’lu eski bir futbolcu olan Gustavo Colman (gülüyor).  Şaka bir yana Cieslar’la aynı cümlede yer almak bile adamın yaptığı yolculuğa saygısızlık olur. O bir üstad saygıyla eğiliyorum önünde. Onun ”şimdi geri dönersem içimde hep bir korku olacak. bunu nasıl yapabileceğimi, hatta yapıp yapamayacağımı bilmiyorum, ama en azından hayalimi gerçekleştirmeyi denemeden ölmeyeceğim! ağabeyimin Avustralya’daki evine kadar motosikletle gideceğim” dizeleri hep kulağımda çınlar…

 

MT- Senin için Gustavo bir rol model diyebiliriz yani…

FT- Kesinlikle değil…Onun yolu uzun ve zorlu bir yoldu zaten.O kolaylaştırmak için çaba sarfeden bir gezgindi.Ben ise kolay yolculuğu zorlaştırmak için elinden geleni ardına koymayan sıradan bir biniciyim (gülüyor).

 

MT- Peki ilerideki hedefleriniz nedir? Facebook’ta 2000 kişiye ulaşan sayfanız var. İnsanlar sizde bu işlerin devamını bekleyecektir. Görebilecek miyiz devamını?

FT-Hedefim demeyelim yapacaklarım diyelim…Bu yaz maddi durumuma baktığımda gidebileceğim yerler sınırlı görünüyor.Gürcistan üzerine 4000-4500 kmlik bir yolculuğum olacak temmuzda.Eğer ki ben gidene kadar savaş çıkmaz ise İran’a gideceğim 9.ayda… Hedefime gelince;CBF 150 ile atın kafasından başlayıp gıgısına kadar bir Afrika yolculuğu ama onun 2016 senesinden önce ve sponsorsuz olması mümkün değil.

 

MT-Bize en çok sorulan soru başlangıç motoru konusu, daha önce bu konuda bir inceleme yapmıştık aralarında CBF’de vardı. Motorunuzdan memnunmusunuz? Özellikle CBF kullananlar yağ yakmasından şikayetçi…

FT- Benim ki CBF 150 değil.Onun bir adı var ”spakk” 35 000 kmde 2011 model ne yağ yakar ne arıza yapar.Ondan çok ekstra beklentilerim yok o yüzden memnunum. CBF 150 tarzında ve gücünde bir araçla devamlı 110-120 km hızla gitmeye çalışırsanız tabi ki yakacaktır. Şöyle düşünün maksimum tempoda koşuya başlasanız ne kadar mesafe alabilirsiniz? Yürümekle koşmak arası bir tempoda olsanız daha fazla yol alır ve daha az yorulursun.Ben açıkçası yola bitirmek için çıkmam o yüzden yüksek CC hız ile işim yok. Kaplumbağa benim için yolculuğun simgesidir.

 

MT- Honda Türkiye’nin sizin bu maceralarından haberi varmı? Size neden sponsor olmuyorlar? Sonuçta onların büyük reklamını yapıyorsunuz?

FT- Açıkçası öyle bir girişimim,talebim olmadı. Çünkü ben mecburen bir şeyler yapmayı sevmiyorum, o yüzden tek yolculukları seviyorum. Sponsor olacak firmalar abartan,laf dizeleriyle anlatan,aynı zamanda reklam ve edebi yönü kuvvetli gezginleri seviyor sanırım Benim sponsorum dostlarımdı. Bir çoğu banka hesabıma karınca kararınca takviyede bulundular.
11132064_611095932361304_1824360293_n

MT- Mesela başka bir marka al sana motor, al sana para, bizim motorumuzla yap bu turları derse kabul etmez misiniz?

FT- Şartlar ve imkanlar oluştuktan sonra süpürge markası ARNİCA bizim süpürgemiz le çık seyahatlerine dese süpürgeyle de çıkarım. Ben Japon,Hint,İtalyan,Çin ayırmam. Gerekli müdahaleleri ve modifikasyonu yaptıktan sonra her araçla çıkarım yola…

 

MT- Röportajımızın sonuna geldik Fatih Bey, MOTO TÜRKİYE ailesi olarak çok teşekkür ediyoruz. Son olarak sizin eklemek istediğiniz şeyler varsa alalım…

FT-Ben teşekkür ederim.Motorlu motorsuz bütün herkese nacizhane tavsiyem;bahanelerinizden kurtulun,içinizden ne geçiyorsa onu yapın.Belkide şuan itibariyle bir kelebek kadar bile ömrünüz kalmamış olabilir .Saygılar sevgiler…